Kent Mekânlarına Dair Memnuniyetsizliklerin İletişiminde Güncel Bir Yöntem Olarak Kültürel Aktivizm ve Occupy Hareketi

“Kentler—kendilerini çevreleyen banliyöleri ile birlikte—neoliberal strateji deneyleri, […] kentsel kalkınma kurum ve kuruluşları, kamu-özel sektör ortaklığı […] için önemi gittikçe artan coğrafi hedefler ve kurumsal laboratuarlar haline gelmektedir. Bu tür neoliberal strateji deneylerinin temel amacı, kent mekânını pazara yönelik ekonomik büyümeye ve seçkin kesimin tüketimine yönelik olarak harekete geçirmektir.”1

Brenner ve Theodore’a ait düşünce dizisinin de tarif ettiği gibi, günümüz kapitalizmi ve kentleşme arasındaki ilişki, kent hakkı ve adalet arasındaki ilişki bakımından dikkat çekmektedir2. Küresel yatırım ve özelleştirme baskısı, kâr etmenin öncelenmesi ve toplumsal ihtiyaçların önemsenmemesi neoliberal kentleşmenin yasal ve ekonomik nedenlerindendir. Bu duruma bağlı olarak gelişen dengesiz kentsel kalkınma, soylulaştırma ve bazı toplumsal kesimlerin ayrıcalık kazanması gibi sosyo-mekânsal sonuçlarsa bireyleri hâlihazırda kendilerine ait olan, park, cadde ve meydan gibi kamusal alanları işgal etmeye teşvik etmektedir. Eylül 2011’de başlayan Occupy Wall Street eylemi, bireylerin işgal ettikleri yerleri yaşam alanları haline getirdikleri toplumsal hareketlerin ilk örneklerindendir. Bunu takip eden küresel Kuzey ve Güney’deki başlıca Occupy etkinlikleri incelendiğinde, kamusal alanları işgal hareketinin yukarıda sözü edilen neoliberal kentleşmenin hem bir nedeni hem de bir sonucu olan bireysel kent hakkının sınırlanmasından ileri geldiği söylenebilir.

Occupy hareketinin nedenleri ve sonuçları farklı perspektiflerden çok kez tartışılmış olduğundan, kültürel aktivizme odaklanmayı ve kültürel aktivizmi sosyo-mekânsal memnuniyetsizliklerin yeni biçimlerde ifade edilmesinin bir aracı olarak ele almayı tercih ediyorum. Buser ve diğerlerinin Kültürel Aktivizm ve Mekân Üretme Politikası adlı makalede ileri sürdükleri üzere, geçici, mizahi, ve çoğunlukla gayri resmi olan bu yaratıcı eylemlerin oynadıkları mekânsal rol, sosyo-politik değişimi teşvik eden güçlü bir araçtır3. Örneğin, Türkiye’deki sosyo-politik gerginlik, Mayıs 2013’te Gezi Parkı protestoları ile toplumsal ölçekte bir dışavurum anının öncesinde, kültürel aktivizm genelinde ve sokak sanatı özelinde çok sayıda yaratıcı eyleme ilham kaynağı olmuş; aynı zamanda bu sosyo-politik gerginliğin derecesi de karşılıklı bir ilişki içinde kültürel aktivizmden etkilenmiştir.

Ankaralı sokak sanatı grubu Avareler‘e ait sorgulatıcı enstalasyonların da örneklediği gibi, sözü edilen sosyo-politik gerginliğin çeşitli yansımaları kamusal alanda meydana çıkmıştır. Kara mizah öğeleri ile harmanlanmış bu sokak sanatı enstalasyonları, kamusal alan öğelerinin—reklam panoları, terk edilmiş binalar, boş duvarlar ve hatta çöp konteyneri—dolaylı yoldan işgal (occupy) edilmesi, çoğunlukla gözden kaçan bireysel kent hakkının umulmadık biçimde meydana çıkması olarak düşünülebilir.

Aşağıdaki görseller, dolaylı işgale örnek teşkil eden bir sokak sanatı enstalasyonuna aittir. Avareler‘e ait bu eylem, 2012 Şubat’ında, Ankara’da gerçekleştirilmiştir. Merkezi bir konumda bulunan ve yıllardır atıl durumda olan bir binanın cephesi kuklalar ve pankartlarla donatılmıştır. Bina daha önce LGBTİ topluluğu ile bağdaştırılmış olduğundan hâlihazırda bir ilgi merkezi olarak simgesel bir anlama sahiptir.

 

Solda: Kuklalar ve pankartlar Ankara’nın merkezindeki terk edilmiş binanın cephesinde.

Sağda: Eylemin gayri resmi olması derhal sökülmesine neden oluyor.

Pankartlardaki mesajlarla kuklaların, Ankaralıların tekdüze kent yaşamını eleştirmekte olduğu (‘Geçen günün aynısını yaşıyorsunuz‘) ve neoliberal öznelere tavsiyede bulunduğu (‘Konsere, sokağa, sergiye, sinemaya, sevişmeye Ankaralı‘) düşünülebilir3.

İşgal eylemlerinin küresel ölçekteki etkileri tartışmaya açıktır; ancak kültürel aktivizm formundaki yaratıcı eylemler toplumsal tatminsizliklerin göstergeleri olduklarından bu tür doğrudan/dolaylı eylemlerden öğrenilecek bir şeyler olabilir. Başka bir deyişle, bu tür eylemler sosyo-mekânsal memnuniyetsizliklerin ne olduğuna dair ipuçları barındırabilir. Sosyal koşulların toplumun yararına gelişebilmesi için, bu amaca hizmet eden strateji ve uygulamalara yer verilmelidir. Bu bakımdan, bu stratejileri saptamanın temel yöntemi mesaj vereni, aktivisti yok saymaktansa, taşınan mesajı anlamaktan geçmektedir.

Pınar Bilgiç 

pinarbilgic@ps-europe.org

Fotoğraf: urbanspringtime.blogspot.com.tr/

https://www.facebook.com/pg/Avareler-628270433907546/photos/?ref=page_internal

Referanslar:

1 Brenner, N., & Theodore, N. (2002). Cities and the geographies of “actually existing neoliberalism.” Spaces of Neoliberalism: Urban Restructuring in North America and Western Europe, 349–379. p. 368.

2 The Right to the City ile Henri Lefebvre ve David Harvey’in kavramsallaştırmalarına dayanılmıştır.

3 neoliberal özne kavramı için: Erman, T. (2016). “Mış Gibi Site” Ankara’da Bir TOKİ-Gecekondu Dönüşüm Sitesi. Birinci baskı. İletişim.

4 Buser, M., Bonura, C., Fannin, M., & Boyer, K. (2013). Cultural activism and the politics of place-makingCity17(5), 606-627.

x

Check Also

Din-Toplum-Devlet İlişkileri: Laiklik ve Demokrasi

Din-Toplum-Devlet İlişkileri: Laiklik ve Demokrasi

Friedrich-Ebert-Stiftung Türkiye Temsilciliğinin ortaklığıyla düzenlediğimiz “Din-Toplum-Devlet İlişkileri: Laiklik ve Demokrasi” başlıklı seminer, çeşitli siyasal partiler ...

Akademik Yazım Atölyesi gerçekleştirdik!

PS:EUROPE 2017 bahar döneminin ilk sertifika programı olan Akademik Yazım Atölyesi’ni 11 Mart 2017 tarihinde ...

Akademik Yazım Atölyesi Başvuruları Başladı!

Avusturya merkezli, Avrupa Siyasal ve Sosyal Araştırmalar Enstitüsü (PS:EUROPE), 2017 bahar döneminin ilk sertifika programını ...

PS:EUROPE Tea Talks #1

PS:EUROPE Tea Talks serisinin ilki 23 Şubat 2017 tarihinde Türkiye’nin saygın akademisyenleri ve genç sosyal ...

“Bilgi Kirliliği” Gölgesinde Anayasa Referandumu: Yanlışlar ve Doğrular Neler?

Anayasacılık tarihimizde kara bir sayfayı işgal edecek önemli bir kırılma döneminden geçiyoruz. Anayasa değişikliği süreci ...

Brown Bag “Küreselleşme ve Liberalizmin Geleceğini Düşünmek” Raporu

PS:EUROPE olarak gerçekleştirdiğimiz 5. Brown Bag toplantımızda güncel koşulların küresel, bölgesel ve ulusal düzeylerdeki neden ...

PS:EUROPE Brown Bag Semineri

Brown Bag Semineri #5 – Küreselleşmenin ve Liberalizmin Geleceğini Düşünmek

PS:EUROPE Brown Bag Seminerlerinin beşincisi 15 Ocak 2017 tarihinde “”Küreselleşmenin ve Liberalizmin Geleceğini Düşünmek” başlığında ...